Ankara Anlaşması’nda Yapılan Değişiklik 'Adaletsiz' Ankara Anlaşması’nda Yapılan Değişiklik 'Adaletsiz'

Celal Sönmez / Londra, 25 Nisan (DHA) - Birleşik Krallık'ta çalışan avukatlar Ankara Anlaşması vizesinde yapılan değişikliği, "adaletsiz" diye nitelendirerek, bu konuda İçişleri Bakanlığı ile görüşmeye hazır olduklarını söylediler.

Birleşik krallık Türkiye Araştırmalar Merkezi (Centre for Turkey Studies - CEFTUS) tarafından organize edilen bir parlamento toplantısında avukatlar Ankara Anlaşması vizesinde yapılan değişikliği değerlendirdiler.

Birleşik Krallık Muhafazakâr parti Milletvekili Sir David Amess'in ev sahipliğinde düzenlenen porgramın moderatörlüğünü de Londra eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Ataşesi Ayşegül Yeşildağlar yaptı.

Panelde 2007 Tüm ve Darı davasında çalışmış Aman Solicitörs Advocates firması Avukatlarından Saad Saeed, Silvine Law firması kurucusu ve avukatlarından Ozan Aşkın, Redstone Solicitors Firması Avukatı Yaşar Doğan ve Ashton Ross Law kurucu ortağı ve göçmenlik hukuku avukatı Semira Dilgil bulundular.

Ayşegül Yeşildağlar’ın Ankara Anlaşması adıyla geçen ve Türkiyeli kişilere İngiltere’de iş kurma hakkı sağlayan vize konusunda açıklayıcı bilgi sunmasının ardından Avukat Saad Saeed, 2007 Tüm ve Darı davasını değerlendirdi.

Saaed, pek çok kez temyiz edilen ve en sonunda Avrupa Divanı’nda karara bağlanan bu dava ile Türkiye vatandaşlarının 1963’te imzalanan Ankara Anlaşması’nın maddelerine uygun şekilde iş kurma ve oturum alabilme haklarının onandığını söyledi.

Saaed Ankara Anlaşması vize başvurusuyla pek çok ret almış kişilerin davalarında bulunduklarını ve davalarda hakimlere Ankara Anlaşması’nın ruhunu hatırlatmak durumunda kaldıklarını dile getirdi.

Saaed Home Office’in Avrupa Adalet Divanı’nın kararına rağmen dolandırıcılık olursa ya da verilen haklar suistimal edilirse Türkiye vatandaşlarının İngiltere’de iş kurma haklarının sınırlandırmaya çalıştığını ekledi.

2017’deki Aydoğdu kararının da doğru olmadığını düşündüğünü söyleyen Saaed bunun da Home Office’in verilen hakları geri çekme çabasına malzeme olduğunu ekledi.

Aydoğdu davasının üst mahkemelere götürülmesini üstlenecek olan Avukat Yaşar Doğan 2017’de verilen Aydoğdu davasını ele aldı.

Doğan Home Office’in 16 Mart’ta aniden açıkladığı sınırsız oturum hakkını kaldırma kararını Aydoğdu davası üzerine yaptığını fakat diğer yandan aslında bu dava sonucunun Home Office’e bir yaptırımı olmadığını söyledi.

Doğan davada oturum hakkına dair görüşlerin tavsiye notu olarak düşüldüğünü ve zaten davanın Ankara Anlaşması’nda vize alan kişi ile ilgili değil eşi ile ilgili olduğunu ekledi.

Home Office’in bir seçim yaptığını, zorunlu olmadığı söyledi.

Aşkın Windrush skandalında görüldüğü üzere İngiltere Hükümetinin göçmenlere karşı düşmanca bir politika yürütmesinin Home Office’in (İçişleri Bakanlığı) Ankara Anlaşması haklarının kaldırması girişimini körüklediğini söylerken Brexit’in de bunda etkisi olduğunu ekledi.

Aşkın mağdur olan Türkiye vatandaşlarının bölge milletvekillerine ve belediyelerine yazmalarını ve bu şekilde haklarının korunması için baskı oluşturmak gerektiğini söyledi.

Avukat Semira Dilgil de Home Office’in Aydoğdu davasını gerekçe olarak gösterdiğini fakat oturum hakkına dair kararın neden bir yıl sonra aniden açıkladıklarını anlayamadıklarını söyledi.

Türkiye vatandaşlarını üç yıllık vize aldıklarında gönderilen mektupta üç yıl sonra sınırsız oturuma başvurabilirsiniz diye belirtildiğini vurgulayan Dilgil hukukun geriye işleyemeyeceğini ve verilen bu hakkın böyle sebepsiz ve aniden alınamayacağını vurguladı.

Dilgil firmasının ve uzman avukatların ortak çalışması ile Home Office’e mağduriyetleri açıklayan ve verilen kararın adaletsiz olduğunu gösteren bir dosya gönderildiğini ve kendilerinin Home Office ile görüşmek için hazır olduklarını söyledi.

Home Office’in yeni vize koşullarını açıklamamasından ötürü belirsizlik yaşandığını ve bunun iş dünyasında negatif etkisinin olduğunu söyleyen Dilgil bu belirsizliğin ayrıca İngiltere’ye yatırım yapmış bunca Türkiye vatandaşının özlük haklarına müdahale olduğunu söyledi.

Centre for Turkey Studies Direktörü İbrahim Doğuş verilen kararın adaletsiz olduğunu ve CEFTUS olarak gelişmelerin takipçisini olacaklarını belirtti.

Etiketler: